Ailelerle görüşmelerimde en sık duyduğum cümlelerden biri şu: "Onunla oynamaya çalışıyorum ama doğru yapıp yapmadığımı bilmiyorum." Legolarla mı oynamalıyım, hayal oyunu mu kurmalıyım, eğitici bir şey mi yapmalıyım? Bu sorunun ardında derin bir kaygı var — iyi ebeveyn olabilmek için her şeyi "doğru" yapması gerektiğine dair bir baskı.
Reklam Alanı (banner)
Ama size bir şey söylemek istiyorum: Çocuğunuzun sizden beklediği şey doğru oynamanız değil. Orada olmanız.
Oyun terapisinde temel aldığımız yaklaşım çocuk merkezlidir — yani süreci çocuk yönlendirir, yetişkin takip eder. Bu sadece terapi odasında değil, evde de geçerli bir ilke. Çocuğunuzla birlikte olduğunuz zamanlarda telefonu bıraktığınızda, ne yapacağını ona sorduğunuzda ve onun cevabını beklediğinizde — aslında yapmanız gereken en güçlü şeyi yapıyorsunuz. Garry Landreth, oyun terapisinin kurucularından biri, bunu çok güzel özetler: Önemli olan ne yaptığınız değil, kim olduğunuzdur. Teknik değil, ilişki iyileştirir.
Uygulamada sıklıkla şunu gözlemliyorum: Özellikle çocuklarıyla yeterince kaliteli vakit geçirmediğini düşünmeyen ama ilişkide bir şeylerin tıkandığını hisseden ailelere çok basit bir ödev veriyorum — günde yarım saat, tamamen çocuğun liderlik ettiği, ebeveynin kesinlikle başka bir şeyle ilgilenmediği, kesintisiz dikkatle birlikte zaman. Kurallar basit: Çocuk seçer, siz takip edersiniz. Yönlendirme yok, öğretme yok, düzeltme yok. Sadece birlikte olmak.
Ve bu aileleri çok rahatlatan bir şey oluyor. Çünkü ortada yapmaları gereken karmaşık bir teknik yok. Yarım saatlik bu alışkanlık başladığında, ailelerin büyük çoğunluğu ilişkide hissettikleri değişimi birkaç hafta içinde fark ediyor. Oyunun gücü tam da bu basitliğin içinde gizlidir.
"Çocuğunuzun sizden beklediği şey doğru oynamanız değil — orada olmanız."
Reklam Alanı (mid)
Araştırmalar da bunu destekliyor. Harvard Üniversitesi Gelişen Çocuk Merkezi'nin "atış-karşılık" (serve and return) çerçevesi gösteriyor ki beyin mimarisini şekillendiren şey, yetişkinin kurduğu müfredat değil, çocuğun başlattığı etkileşime verilen karşılıktır. Stanford Üniversitesi'nden bir araştırma ise çocuğu kendi oyunuyla meşgulken yönlendirmeye çalışan ebeveynlerin, çocuğun öz düzenleme kapasitesini olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Yani iyi niyetle yapılan "gel şöyle oynayalım" müdahalesi bazen tam tersi bir etki yaratıyor.
Winnicott, çocuğun tek başına oynayabilme kapasitesinin, güvenilir bir varlığın yanında geliştiğini söyler. Çocuğun sizden her dakika etkileşim beklemesine de gerek yok — ama döndüğünde sizi orada bulacağını bilmesi gerekiyor. Mükemmel bir oyun arkadaşı olmak değil, güvenilir bir varlık olmak meselesi bu.
Bir de şu var: Ebeveynlik üzerine o kadar çok bilgi bombardımanı var ki anneler ve babalar "yanlış yapma" korkusuyla doğal ilişki kurma becerilerinden uzaklaşabiliyor. Winnicott bunu yıllar önce görmüştü — uzman bilgisinin, ebeveynin doğal sezgilerini bastırabileceğini söylemişti. Çocuğunuzla oynamak konusunda da aynı şey geçerli. Onunla yerde oturup ne yaptığını izlemek, yaptığı şeyi kelimelerle yansıtmak, gülümsemek — bunlar zaten yeterli.
"Doğru" oynamak diye bir şey yok. Orada olmak var.
Reklam Alanı (footer)
Kaynaklar ve Önerilen Okumalar
Bu yazıda ele alınan konular hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz aşağıdaki kaynakları inceleyebilirsiniz:
- Harvard Center on the Developing Child — Serve and Return
- Zero to Three — The Power of Play
- Child Mind Institute — The Power of Play
Reklam Alanı (bottom)
İlişkili Konular

Oyun Terapisti & Uzman Psikolojik Danışman
Çocukların dünyasını anlamak için onların diline — oyuna — başvuruyorum. Yeditepe Üniversitesi PDR mezunu, YTÜ yüksek lisans. İstanbul Şişli'de 3-10 yaş grubu çocuklarla bireysel oyun terapisi süreçleri yürütüyorum.
Daha fazla →Bu konuda profesyonel destek almak isterseniz, ücretsiz ön görüşme ile sürecin sizin ve çocuğunuz için uygun olup olmadığını birlikte değerlendirebiliriz.
Ücretsiz Ön GörüşmeBu konuda profesyonel destek almak isterseniz, ücretsiz ön görüşme ile sürecin sizin ve çocuğunuz için uygun olup olmadığını birlikte değerlendirebiliriz.