Parkta oynayan çocukları izleyin. Kaydıraktan inen, birkaç adım koşan, sonra dönüp annesine ya da babasına bakan bir çocuk göreceksiniz. Bakış karşılanırsa — bir gülümseme, bir baş sallama, hatta sadece orada olduğunu gösteren bir varlık — çocuk döner ve koşmaya devam eder. O kısa göz teması, saniyeler sürer. Ama çocuğun dünyayı keşfetmeye devam edip edemeyeceğini belirleyen şey tam da o andır.
Bowlby buna "güvenli üs" dedi. Bağlanma kuramının temelini oluşturan bu kavram şaşırtıcı derecede basit: bir çocuk dünyayı keşfedebilmek için önce döneceği yerin güvenli olduğunu bilmek ister. Keşfe çıkmak cesaret ister. Cesaret de ancak arkanızda sizi karşılayacak, teselli edecek, ihtiyaç duyduğunuzda size sarılacak birinin olduğunu bilmekten gelir.
İşte burada çoğu ebeveynin kafası karışır. Çocuğun yapışması bağımlılık gibi görünür, uzaklaştırılmaya çalışılır. Ya da çocuğun cesurca keşfetmesi yeterlilik sayılır, duygusal ihtiyaçları gözden kaçar. Oysa döngü bir bütündür. Çocuk keşfe çıkar — döner — karşılanır — yeniden çıkar.
Reklam Alanı (mid)
Circle of Security (Güvenlik Çemberi) modelinin de betimlediği bu döngünün her iki ucunda da ebeveyn vardır. Üst yarıda çocuk keşfederken "beni izle, benimle keyfini çıkar, bana yardım et" der. Alt yarıda geri dönerken "beni karşıla, beni koru, duygularımı düzenlememe yardım et" der. Ebeveynin asıl becerisi, çocuğun hangi yarıda olduğunu okuyabilmektir: keşfeden çocuğu boğmamak, dönen çocuğu itmemek.
Harvard Gelişen Çocuk Merkezi'nin al-ver etkileşimi araştırmaları da dahil olmak üzere pek çok çalışma bir şeyi çok net gösteriyor: güvenli bağlanan çocuklar zamanla daha bağımsız oluyor — daha bağımlı değil. Bu kulağa çelişkili gelebilir ama değil. Çünkü güvenli üs, çocuğun içine yerleşir. Üç yaşında annesinin dizine koşan çocuk, beş yaşında bir bakışla güvence alır, yedi yaşında o güvenceyi kendi içinde taşımaya başlar, dokuz yaşında ise duygularını sözle paylaşarak bağlantıyı sürdürür. Fiziksel yakınlık azalır ama duygusal bağ azalmaz — dönüşür.
"Güvenli hisseden çocuk uzaklaşabilir. Uzaklaşabilen çocuk büyüyebilir."
Ve belki de en önemlisi: güvenli üs olmak mükemmel olmayı gerektirmiyor. Araştırmalar, ebeveynin çocuğun sinyallerini zamanın yalnızca üçte birinde doğru okumasının bile yeterli olduğunu gösteriyor. Önemli olan her seferinde doğru tepki vermek değil; koptuğunda tamir edebilmek. "Her zaman orada olmalıyım" baskısı yerine "kopunca dönebilirim" güvencesi — çocuğun aslında öğrendiği de bu. Mükemmel bir üs değil, güvenilir bir üs.
Reklam Alanı (footer)
Kaynaklar ve Önerilen Okumalar
Bu yazıda ele alınan konular hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz aşağıdaki kaynakları inceleyebilirsiniz:
- Harvard Center — Serve and Return
- Zero to Three — Understanding Attachment
- Circle of Security International
Reklam Alanı (bottom)
İlişkili Konular

Oyun Terapisti & Uzman Psikolojik Danışman
Çocukların dünyasını anlamak için onların diline — oyuna — başvuruyorum. Yeditepe Üniversitesi PDR mezunu, YTÜ yüksek lisans. İstanbul Şişli'de 3-10 yaş grubu çocuklarla bireysel oyun terapisi süreçleri yürütüyorum.
Daha fazla →Sık Sorulan Sorular
Bu konuda profesyonel destek almak isterseniz, ücretsiz ön görüşme ile sürecin sizin ve çocuğunuz için uygun olup olmadığını birlikte değerlendirebiliriz.
Ücretsiz Ön GörüşmeBu konuda profesyonel destek almak isterseniz, ücretsiz ön görüşme ile sürecin sizin ve çocuğunuz için uygun olup olmadığını birlikte değerlendirebiliriz.